Karalama Defteri

İstediğiniz konu ve düşünceye hitaben, yazdığınız veya yazmak istediğiniz yazılarınızı sunabileceğiniz, yeni dostlar edinebileceğiniz, istediğinizi özgürce söyleyebileceğiniz sanal defteriniz!.. :)
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Cem Yılmaz'ın Kendi Ağzından Çocukluğu

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Anestezi.
Yardımcı Yönetmen
Yardımcı Yönetmen
avatar

Mesaj Sayısı : 533
Kayıt tarihi : 17/06/10
Yaş : 22
Nerden : David Tennant, Love, (:

MesajKonu: Cem Yılmaz'ın Kendi Ağzından Çocukluğu   Salı Tem. 13, 2010 9:54 am


Cem Yılmaz'ın Kendi Ağzından Çocukluğu

----

Ben çocukken çok salaktım. Edip Akbayramın ismini Edi zannederdim.
Yani o, benim için Edi Pakbayramdı.... Ablama, Nasıl olup da koca
bir günü canın sıkılmadan evde oturarak geçiriyorsun? demiştim.
Büyüyünce insanın canı sokakta oynamak istemez ki cevabını
vermişti. Uzunca bir süre büyüyüp büyümediğimi anlamak için
kendime, Canın sokakta oynamayı istiyor mu? diye sormuştum. Annem
erkeğin cinsel organını pipi kadınınkini kutu olarak
tanımlamıştı. O zamanlar TRTde Cenk Korayın sunduğu Tele Kutu
diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, Hayır Cenk Bey, ben kutumu
açmak istiyorum deyince koşarak odadan kaçardım.

Sabahları kalktığımda aklımın hala yerinde olup olmadığını anlamak
için 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuçlar doğru
olunca da çok sevinirdim. Dedemle parka gittiğimiz bir gün
TRTciler çekim için oradaydı. Beni oynarken çektiler. Yayın günü
bizim aile jeneriğinde gözüktüğüm çocuk programını izlemek için
televizyon başına geçti. Kendimi ekranda görünce, Beni niye parkta
unuttunuz? diye gözyaşlarına boğulmuştum.

Geri vites kavramım yoktu. Şoför, kolunu koltuğa atıp arkaya
doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
Benden büyük kuzenlerim dondurmacıların dondurma külahlarının sivri
kısmıyla kulaklarını karıştırdığını söylemişti. İnanmıştım. Hala da
külahların sivri kısımlarını yemem. Çöpe atarım.

Babaannem bir gün gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gün
gelsin istiyordum.

Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans
askeri yapardı. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir şey
yaptığımı sandığım için canım yansa bile hiç sesimi çıkarmazdım.
Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaçlarda yetiştiğini sanırdım.
Bulmacalardaki, Annenin erkek kardeşi kısmına dayımın beş harfli
ismini sığdırmaya çalışırdım.

Anaokulunda patates baskısı yapmayı öğrenmiştik. O kadar hoşuma
gitmişti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan basmıştım. Ancak
sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi
yapıştırmamla son bulmuştu. Hem gönlünü almak hem de el koyduğu
patateslerime kavuşmak için dahiyane bir fikirle öğretmenimin
yanına gittim. Annem yazısını patatese oydurttum. Sevinçle eve
gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vücudumun her
tarafına bastım. Sonra da annemin karşısına geçtim. Beni o halde
görünce ağlamaya başlamıştı.

Madonna ile Maradonayı kardeş zannederdim. Kendi kendime,
Bunların babası ne şanslı be. Bir çocuğu futbolun kralı, biri
müziğin kraliçesi derdim. Birinden özür dilediğim zaman Allahın
bana bir özür vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı düşünüp hemen
dilediğim özrü geri alırdım.

Kurban Bayramında toplanan derilerden uçak yapıldığını sanırdım.
Uçakların dış yüzeyi bu derilerle kaplandığı için Türk Hava
Kurumunun topladığını düşünüyordum. Uçak kaçırma filmlerinde
silahla ateş edildiğinde ya da a patladığında, Ayyy! Deri
delindi! derdim.

Gil diye konuşanları fakir zannederdim. Annem banyodan çıktıktan
sonra babamın söylediği, Sıhhatler olsun lafını Saatler oldu
diye anlardım. Bunun da, Banyoda amma çok kaldın gibi bir şey
demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını düşünürdüm. Annemin
buna karşın niye sadece, Sağol dediğini merak ederdim. Ne kibar
kadın, derdim.


Ne kadar tuhaf değil mi? Bu komedyenin söylediklerini neredeyse hepimiz yapıyoruzdur.
Bu adamın esprilerinin nerden çıktığını merak edenler.
İçimizden, bizlerden alıntılamıştır. What a Face



by cherrybomb. Cool
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bizimhikayelerimiz.com/forum/kehanet-anestezi-t7043.h
AdelTime*
Profesyonel
Profesyonel
avatar

Mesaj Sayısı : 374
Kayıt tarihi : 13/06/10
Yaş : 23
Nerden : İstanbul

MesajKonu: Geri: Cem Yılmaz'ın Kendi Ağzından Çocukluğu   Perş. Tem. 15, 2010 7:40 pm

Gülmekten öldüm yaa
ama bu adam kadar iyi espri yapabilen güldürebilen
bir adam benim için yoktur
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kafadaryazarlar.yetkin-forum.com/forum.htm
Anestezi.
Yardımcı Yönetmen
Yardımcı Yönetmen
avatar

Mesaj Sayısı : 533
Kayıt tarihi : 17/06/10
Yaş : 22
Nerden : David Tennant, Love, (:

MesajKonu: Geri: Cem Yılmaz'ın Kendi Ağzından Çocukluğu   Perş. Tem. 15, 2010 9:13 pm

gerçektende öyle. Laughing



by cherrybomb. Cool
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.bizimhikayelerimiz.com/forum/kehanet-anestezi-t7043.h
 
Cem Yılmaz'ın Kendi Ağzından Çocukluğu
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Arkadaşım Maymun Müziği (Türkçe Kendi Upluadım)
» çökmüş deve bunudamı çoban yaptı
» Vücutlarından Bunlar Cıktı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Karalama Defteri :: Defter :: Alıntı Kutusu-
Buraya geçin: